Press "Enter" to skip to content

Month: January 2015

Gözlerim ol – Be My Eyes

Bir cafe’de arkadışınızı bekliyorsunuz veya metrobüse binmişsiniz, yolunuz uzun. Candy Crush yerine birileri muazzam bir alternatif yapmış, Gözlerim ol.

Görme engelli insanlar işlerini çoğu zaman kendileri görebiliyorlar ama bazı anlarda yardıma ihtiyaçları oluyor, bu durumda birisi onlara yardım etse ne güzel olur değil mi? Bir de bunu herhangi birine sorup değil de, cep telefonlarındaki uygulamayı açıp hazır yardım etmek isteyenlerden birisine sorsalar daha da güzel olmaz mı? İşte siz metrobüsteyken müsahitseniz, uygulamadan yardım isteği gelince bunu kabul edip, bir görme engelli kişiye yardım edebilirsiniz.

Uygulama şu anda sadece app store ama yakın zamanda umut ederim ki android’e de gelir ve güzelce büyür gider.

Doktor’a SMS – First Opinion

Sağlık hizmetlerinin bir kısmı da farklı girişimlerle online dünyaya giriyor. Çoğu insan zaten hazı hazırda Google ve Facebook’tan inanılmaz derecede yararlanıyor ve kitlelere durumunu soruyor veya benzer sorun yaşamış kişilerin yazılarına bakıyor.

Doktorların genelde çekindiği bir hizmeti sunmak istiyor First Opinion uygulaması. Doktorlar telefondan doktorculuk yapmayı hiç sevmezler çünkü tam olarak hastayı inceleme fırsatları yok. Velhasıl First Opinion firması sms ve fotoğraf yolu ile hastaların hemen doktorlardan geri bildirim almasını sağlıyor.

İş modeli şöyle çalışıyor. Herkese first opinion bedava (sadece ABD’de olması için ABD teli vermeniz gerekiyor) ve 24 saat içinde bir cevap geliyor. Eğer hızlı cevap almanız gerekiyorsa 9 dolar aylık vermeniz gerekiyor.

Konu insan hayatı olunca deneme yanılma diye birşey tabii ki olamaz çünkü hatanın mühim sonuçları var. Bunu Aile hekiminiz ile bağlantı olarak düşünürseniz, belki o zaman daha cazip gözükebilir çünkü size bir an önce gelin veya gelmeyin diyecektir veya şu olursa hemen gelin diyebilecektir. Bütün bunlarda hasta kliniğe uğramadan yapılabilecek.

Bu arada 6 milyon dolar yatırım almış durumdalar, birileri bunun büyük olabileceğine inanıyor.

Mahallede ne Satılık – Wallapop

wallapop

 

E-ticaret inanılmaz bir hızla büyüyor ve muazzam çeşitliliğin yanında çeşitli kargo firmaları ve zamanlaması (24 saatte, aynı gün gibi) ile ürünler elimize geçiyor. Bunlar çok güzel de, belki de ihtiyacım olan şey hemen evimin yakınında olsaydı ve kargo ile uğraşmadan hemen gidip nakit verip ürünü alabilyseydim diye düşünürseniz bunu yapmak isteyen bir firma var.

Barcelona’da kurulan Wallapop sizin mahallenizdeki satılık eşyaları gösteriyor veya eşya satarsanız onun diğerlerine gösteriyor. Gayet basit ve güzel bir uygulama!

Davaya Yatırım – LexShares

lexsharesABD’de ilginç firmalar ortaya çıkabiliyor ve hiç birine en başta kötü gözle bakmamak lazım çünkü neyin nereye gideceği belli olmuyor. Bunun en basit örneği Marc Andreessen’in kendi ağzıyla dediği gibi Airbnb çok kötü bir fikir gibi gözüküyormuş en başta ve hatta bunun için ilk turda yatırım bile yapmamışlar (muhtemelen maliyeti milyar dolarlık bir hata).

Yukarıda görselde gözüktüğü gibi Adalete Yatırım yap mantığı çok garip bir mantık. ABD’de genelde davalar ülkemize nazaran çok daha pahalı oluyor (avukatlık masrafları özellikle, saatliği 500 TL gibi) ve haklı olsanız bile mahkemeye gideyim mi gitmeyim mi diye düşünüyor birisi.

Lexshares adlı bir firma çok değişik birşey yapmış ve dava dosyalarını görüp, kazanılabileceğini düşündüğünüz davalara yatırım yapmanıza izin veriyor ve dava kazanılırsa ve gelir gelirse bundan pay alıyorsunuz. Lexshares toplanan paradan %10 pay alıyor.

Yani davacıysanız ve paranız yoksa ama bazı avukatlar sizin kazanabileceğinizi düşünüyorsa, davanızı lexshares’e koyuyorsunuz, para istiyorsunuz etraftan. Kazanırsanız davayı, parayı yatıranlara kar payı veriyorsunuz, kaybederseniz yatırımcılar birşey geri almıyorlar.

 

Alpha Quotient – Skor Sistemi

Yıllardan beri kişiler için IQ skorlarını duyduk. IQ birisinin ne kadar zeki olduğunu gösteriyor ve ondan sonra EQ (Emotional Quotient) ortaya çıktı ve duygusallığımızı (veya empati yetimizi) ölçmeye başladı. Bu skorlar ölçülüyorda ama ne işe yararlar deyince bir kaç soru işareti oluşuyor. Çok kullanılan kredi skorlarıda var, işte ülkemizde findeks şahısların kredi skorları oluşturmaya başladı ve yıllardır D&B şirketlerin iş yapılabilirlik skorlarını tutuyor.

Son olarak da Alpha Quotient skoru oluşturulmuş. Bu skorla kişinin gelecekte kazanacağı para tahmin ediliyor. Peki nerede kullanılıyor? ABD’de öğrenci borçlarında kullanılmaya çalışılıyor. Kişi bu skora göre bir anlaşmaya giriyor ve gelirin bir kısmını ona borç veren kuruma veriyor ve şöyle bir grafik ortaya çıkabiliyor.

Mesela bu skor yüksek çıktıysa gelirin daha az yüzdesini, alçak çıktıysa gelirinizin daha fazla bir yüzdesini her sene belli süre boyunca geri ödüyorsunuz.

Bu skorlama sistemini sadece öğrenci borcunda değil de, bütün borçlarda (şirket borçlarında da) yapmak istiyor AQ. Peki skor neye göre yapılıyor? Kendilerine has bir sistemleri varmış dediklerine göre. Peki ne kadar inandırıcı? 10 Milyar dolarlık varlığı olan Skybridge onları satın almış durumda. En azından birileri inanmış durumda.

Ayaklı Reklam – AdMobilize

Ayaklı reklam tabiri Türkçemizde geçiyor ve bir ürün hakkında sürekli konuşan birisi hakkında kullandığımız bir tabir. Peki ya herkes ayaklı reklam olsa bu nasıl olur?

Admobilize bu işi değişik bir şekilde yapıyor ve belli başlı kişilere reklam yaptırıyor. iPadlerini sırtlarına takıyorlar ve etrafta dolaşıyorlar ve video’da gözüktüğü gibi arkalarında reklamlar dönüyor. Bunu herkes yapmayabilir ama bir çok insan deneyebilir.

Acaba fiyatlandırması nasıl olur diye düşünmek lazım. Mesela Online’da 1000 gösterim (CPM) 2 ila 10 TL arası değişebiliyor. Aynı mantıkla Taksim’e akşam vakti giden bir kişi İstiklal’de yürüyünce herhalde 3-4 bin gösterim yapabilir ve bir yürüyüşten 10 – 20 TL para kazanabilir birisi.

Madem paylaşım ekonomisinde, ev paylaşımı, araba paylaşımı var, iPad paylaşımı neden olmasın?

TV için Shazam – Tunity App

Shazam bildiğiniz üzere muazzam bir iş beceriyor. Dinlediğiniz bir müziği (canlı müzik haricinde) shazamlarsanız, size müziğin kime ait olduğunu söylüyor. Zaten çok başarılı durumdalar, yolları açık olsun.

Buna benzer bir fikir ise Tunity app’den gelmiş, onlar herhangi bir televizyon kanalını taratıyorlar ve ondan sonra o kanaldan gelen sesi sizin kulağınıza yayınlıyorlar. Nerede işe yarıyor? Mesela havalimanındasınız ve herkes rahatsız olmasın diye TV sesi yok, bu uygulama ile TV’nin fotosunu çekip, sesi duymaya başlıyorsunuz veya akşam evde kimseyi rahatsız etmeden kulaklıkla TV’yi dinleyebiliyorsunuz.

Bence daha buradan çok farklı uygulamalar çıkar.

İyi dinlemeler!