Press "Enter" to skip to content

Month: June 2016

Kitap Tanıtımı – Liderlik Zırvası


Stanford İşletme Fakültesinin meşhur hocalarından Jeffrey Pfeffer’in Leadership BS iş hayatında olması isteneni değil de gerçeği anlatan bir kitap. Yazarın sözleriyle önderlik kitaplarının veya konuşmalarının birçoğu insanları anlık olarak iyi hissettiriyor ama bir değişikliğe itmiyor çünkü gerçeklikten uzak durumdalar. Bu kitap ne kadar kötü olsa da olağanı anlatıyor ve bunu anlamamızı istiyor çünkü olağanı bilmemenin bedeli çok daha ağır. Kısaca uygunsuz gerçeği bilmek lazım.

Jeffrey Pfeffer’ın kitabı ABD’deki iş hayatı ile ilgili ama ülkemiz ile de alakalı çünkü biz de ABD’nin etkisinden (iyi ve kötü) uzak değiliz. Onun için bu blogu okuyanlar için bu kitap tanıtımı oldukça yararlı olacaktır gibime geliyor.

Kitap 8 bölüme ayrılmış, kısaca özetleri şunlar.

  1. Niye ilham konuşmaları ve masallar sorun yaratıyor ve hiç bir şeyi düzeltmiyor:
    Önderlik kitaplarının veya konuşmalarının birçoğu ilham vermek üzere yapılıyor ama bu tip ilhamın iki tane kötü etkisi var. Birincisi ilhamın etkisi kısa sürdüğü için gerçeği değiştirmenize yardım etmiyor, ikinci olarak gerçeği anlatmadığı için yanlış bir şeye niyetlenebiliyorsunuz. Tecrübeli önderlerin anlattığı hikayelerin masal olabilme ihtimali çok yüksek çünkü çoğunluk kendisinin yaptığı kötü şeyleri yazmıyor. Onun için sanki iş dünyası bir masalmış gibi anlatılıyor ama gerçek öyle değil. Masal dünyasına inanırsak ya işimizden oluruz ya da fırsatları kaçırırız.
  2. Önderler niye alçak gönüllü değiller:
    Alçakgönüllülük insanların hoş gördüğü bir sıfattır. Ama iş hayatında durum bu değil, alçakgönüllülüğün zıttı olan narsistik (kendini başkalarında üstün görme ve ona göre hareket etme) epeyce ekmek kazandırıyor. Aslında narsistiklik ölçülebiliyor (CEO biz demesi gereken yerlerde ben diyor demesi gibi) ve bir çalışmaya göre CEO’ların maaşı ile narsistik davranış arasında pozitif korelasyon var. Yani toplum içinde alçak gönüllülük hoş olsa da iş dünyasında parayı narsistik olanlar daha fazla kazanıyor. Bunun sebepleri de olabilir, iş dünyası belirsiz olduğu için, narsistik davranan kişiler kendilerine güvendikleri için (haklı veya haksız şekilde) başkaları da onlara güvenebiliyor ama sonuç aynı.
  3. Sahicilik: Yanlış anlaşılan ve fazla önem verilen
    Öncelikle birçok zaman sahicilikten uzaklaşmak çok çok önemlidir. Mesela işte önemli bir toplantınız var, çalışanlarınıza güven aşılamanız gereken bir toplantı. Siz muazzam şekilde grip olsanız bile bu toplantıda hasta değilmiş gibi yapmalısınız çünkü hasta birinin güven aşılması çok zor olur. Onun için her zaman sahici olunmuyor. İnsanların duruma göre kendilerini ayarlamaları gerekebilir ve bu illa ki döneklik manasına gelmiyor çünkü insan sürekli değişebiliyor.
  4. Liderler doğruyu söylemeliler mi ve söylüyorlar mı?
    Yalan aslında çok yaygın ve birçok insan her gün yalan söylüyor. Bazen iyi sebepten dolayı yalan söylenebilir, insanların bazı şartlarda gerçeği bilerek paniklemesi gerçeği bilmeyip paniklememesinden daha iyi olabilir. Bazen de yalanlar insanların kendi kişisel çıkarlarını öne çıkarmak için söyleniyor. Yâni şu veya bu şekilde iş dünyasında yalan bol bol var.
  5. Güven, nereye gitti?
    İnsanlara veya kurumlara güvenebilmek aslında büyük zahmetleri ortadan kaldıran bir durum çünkü güven sayesinde bir sürü kontrattan, takipten kurtuluyorsunuz. Ama güven ile iş maalesef olmuyor ve güveni boşa çıkaranlara bizim tahmin ettiğimiz gibi bir şey olmayabiliyor. Kitapta verilen örneklerden bir tanesi Bill Gates’in Gary Kildall’a attığı kazık (MSDOS ile ilgili!), diğeri de Martha Stewart’ın kontratı ile ilgili Macy’s attığı kazık. Güveni zedeleyen kişi kuvvetli ise hayat olduğu gibi devam edebiliyor çünkü kimse kuvvetli birisi ile uğraşmak istemiyor.
  6. Önce önderler niye yiyor?
    Askeriyede çoğumuz duymuştur, önce erler yer, sonra da komutanlar. İş dünyasında böyle değil ama! Şirketlerin başlarındayken şirketlerin değerlerini düşüren ve kovulan birçok CEO milyon kere milyon dolarlık paketlerle çıkış yapmış durumdular. HP’de Cary Fiorina, Home Depot’da Robert Nardelli bu örneklerden bazıları.
  7. Kendi başınızın çaresine bakın
    Öncelikle şirketler ile alakalı olarak geçmiş performansınız hiçbir şey ifade etmiyor. Önemli olan gelecek performans ve şirketler çalışanları anında harcıyabilirler. Onun için sürekli olarak kendi başınızın çaresine bakmanızda fayda olacaktır. Bu çok bencilce gibi kulağa geliyor olabilir ama şirket size ihtiyacı yok diye sizi kapı önüne koyarsa bu çok daha kötü bir durum olacaktır. Kendi notum olarak, bence kendi başınızın çaresine bakmanın en iyi yolu teknik olarak kendizi çok geliştirmek ve de çok kuvvetli bir tanıdık ağına sahip olmak.
  8. Önderlik sorunlarının tamiri: Gerçeği kabul edebilirsiniz
    Önderlik sorunlarının bir çözümü mümkün olduğu kadar önderin etkisini ortadan kaldırmak ve kitleleri serbest bırakıp, onları kuvvetlendirmek. Yalnız şöyle bir sorun ortaya çıkabiliyor, herkes serbest karar vermek istemiyor. Çoğu zaman bir önderi izlemek çok daha güvenli hissettirebiliyor, onun için önderlik bu hali ile burada ama tabii ki iyileştirilebilir.

SAS’ın başındaki Jim Goodyear gibi veya Virgin’in başındaki Branson gibi çalışanlarını ezmeyen, insan gibi davranan önderler de var. Ülkemizde de böyle önderleri görme imkanına sahip oldum ama çoğunluk maalesef böyle değil. Bu dünyaya kötü değil de gerçek gözle bakma olayı ve hepimiz bunu yapabiliriz. Dünyaya gerçek gözle baktığımız zaman da “ahhh, bunu nasıl yaparlar, böyle şey olur mu, günlerini görecekler” gibi tepkilerimizin sayısı umulur ki ya hiç olmaz ya da çok az olur.